Have you ever heard about chatroulette? It’s a web page that you can chat with different people on the planet on webcam. It became so popular in these months. So you can always find someone online.
You can see it one of the latest episodes of south park with a great quote:
“This is the way the world works: if you want to find some quality friends, you have to wade through all the dicks first.”
Anyway, there is a new page for the weird chat quotes and the screenshots from chatroulette: http://chatroulette.tumblr.com/ i strongly advice you to visit this place.
(It contains nudity but also it’s so funny too).

Posted: April 30th, 2010
Categories:
Hayat
Tags:
chatroulette,
funny,
web
Comments:
No Comments.
Geçmişten, günümüze kadar gelmiş gibi hisettirir bazı şarkılar, olmayan fantezi dünyasında gezintiye çıkartır, elf kızları, şovalyeler, savaşlar – erkek gibi, gerçek olan- büyüler, hayatın daha doğru daha dürüst olduğu fantastik zamanların eşi bulunmayan en güzel şarkıları.
Bunları bulmak gerçekten çok zor olabiliyor bazen. Bir de ben kadın / erkek düetlerini her zaman sevmişimdir, dolayısıyla bu şarkı açık ara son 1 sene içerisinde dinlediğim en iyi şarkıdır beni miçin. Belki de dinlediğim bütün zamanlardaki en güzel şarkıdır diyeceğim de yaşlılıkla beraber unutkanlık bünyede baş göstermeye başladı…
Hikayesi de sözlük saolsun oldukça güzelmiş, öğrenmiş oldum. Merak edenler için hikayesine wikipedia‘dan erişilebilir.
Bu mükemmel şarkı, orjinal bir isveç halk ezgisi / hikayesi olmakla beraber, hagard tarafından da seslendirilmiş kulağımdaki bütün her bir sinirin mutluluktan çıldırmasını sağlayan bir versiyonu da bulunmaktadır.
Orjinal isveç versiyonu: http://www.metacafe.com/watch/yt-FKFpCoTYJ0c/scandinavian_landscapes_germanic_myths/
Haggard versiyonu: http://www.metacafe.com/watch/yt-1Hdgb53QVaY/herr_mannelig_haggard/
Bir şarkı bu kadar güzel olabilirdi…
P.S: Bazı arkadaşlarım youtube’ a giremediklerinden metacafe linkleri vermeye daha çok özen göstereceğim.
Bir gün ölürsem ölürken bu şarkı çalınsın isterim.
Posted: April 29th, 2010
Categories:
Personal
Tags:
epik,
haggard,
herr mannelig,
music
Comments:
No Comments.
Kırmızı renk mi olsaydı acaba? Hayır mı? Hmm doğru haklısın, ben onu söylerken, aslında şununla uygun olacağını düşünmüştüm. Hmm demek sen onu düşünmemiştin, evet ne dersin? Hayır mı, iyi sen bilirsin, zevkler renkler… Bir dergide böyle birşey görmüştüm de pek güzel duruyordu. Neyse…
Korkudan değil de, çoğu zaman kaybetmek istemediğindendir o kırmızı seçiminin kötü olduğuna kendini inandırmaya çalışman. Kaybedersen de, gene kendi kendine politik davranabilirsin, zaten şöyleydi de böyleydi… Aptal mıyım ben?
Hem ben 2 gün önce ne karar aldım? Kollarını açıp koşarak üstüme gelirse o zaman ok. Diğer bütün herşey için yolundan çekilir ve asla bir adım atmam demiştim. Öyleyse, bütün iş ilişkilerimde de böyle olsun.
Bu da bu kadar anlamsız bir kelime topluluğundan oluşan entry olsun. İleride açıp baktığımda ne demek istemişim lan ben diye kendi kendime düşünüp bulunca hmmm evet akıllıcaymış diyeyim.
Pek megolamanyak gördüm kendimi.
Posted: April 28th, 2010
Categories:
Hayat
Tags:
anlamsız,
felan,
iliskiler,
karman çorman
Comments:
No Comments.
After 8 months of working on the same project, you may feel dizzy, you can have nausea and terrible headache everytime you launch the project in your IDE (Zend Studio for Eclipse for me).
When you feel this way, just grab a glass of red wine, open this song and just listen and imagine the great beaches in hawaii, phuket island and brazil… Than just repeat your self that this project has to end sometime and you will start a project with fresh mind and cleaner code. (Hopefully without any pre-written code).
These days, i feel the same nausea and the headache. And i take a glass of wine and everything seems better… When i finish the project (with the way i liked) i will let everybody know…
Btw: i will publish some of my projects here in my weblog under development category. And i will attend Zend Certified Php Engineer exam on 7th of March.
Hopefully you will see a ZCE badget somewhere in this blog or in the mainpage www.artuc.net
Posted: April 27th, 2010
Categories:
Development,
Technology
Tags:
Development,
sticky projects,
zend
Comments:
No Comments.
Peş peşe, peş peşe girdiğim bunca blog post’ undan sonra, şimdilerde biraz susma vakti. Daha sonra yazdıklarımı silmekten nefret ettiğim için, bir süre düşünüp kafayı toparlayana kadar; elimdeki işleri bitireyim, eksik kaldığım dizileri (stargate universe, flashforward) izleyeyim.
Varsa bir iletişim isteyen / dileyen: mustafa[at]artuc.net seslenin.
Posted: April 25th, 2010
Categories:
Hayat
Tags:
kişisel,
yokum
Comments:
No Comments.
««