Martı demek umut demektir

Kahvaltılarımın tadı yok, izlediğim filmlerde dizimde uyuyan yok, gece karanlığında bana seni seviyorum diyen yok, sabah uyandıranım, guguk diyenim, günümün güneşi yok, gördüğüm her yeni şey de gözlerinde sevincini gördüğüm kişi yok ve bütün bunlardan da önemlisi, gözlerimin değdiği gözlerin yok.

Çok arabesk gibi görünse de değilim lan. Valla.

Bilen bilir, martıları severim. Bu da çocukluğumda sürekli denizcilik, deniz seyahatleri felan gibi kitaplar okumuş olmamdan kaynaklanıyor. Martı demek, yakınlarda kara var demek. Denizciler için bir umut demek.

Umut varsa, herşey güzel demektir.
Hayatıma son zamanlarda umut veren, bir çok olay oluyor. İş yaşantımı bu denli güzel bir şekilde devam ettirdikten sonra da geriye yaşla beraber gelen istekler kalıyor. Bunların da en başında, o’nun gözleri var.

Ama hala umudum var.

Posted: February 17th, 2011
Categories: Hayat
Tags:
Comments: No Comments.

Geeky

I’m gonna get a tattoo that says ‘Helvetica’, written in Arial. When a woman corrects me on it, I will marry her.

Posted: February 17th, 2011
Categories: Hayat
Tags:
Comments: No Comments.

Bu gece beni dusuneceksin

Zamaninda kendini bile “kafandaki dusunceler” yuzunden zorla inandirdigin fakat aslinda senin ihtiyacinin sadece ne hissettigini “gercekten” anlayacak bir insan oldugunu ve bunun disindakilerin onemini yitirdigini unutmak istedigini fark edeceksin.

Ve sen: bu gece uyumuycak, beni dusuneceksin. Cunki ben senin gozlerinin ardinda, daha da derinde ne oldugunu sadece iki kadehinden sonra anlayabiliyorum.

Sen, bu gece beni dusuneceksin cunki etrafina ormeye calistigin o surlarin arkasinda bir ic savas var ve kalbin, beynine darbe yapacak, gururun surlardan asagi dusecek ve sen bu gece beni dusuneceksin, ben bekliyor olacagim.

Posted: February 10th, 2011
Categories: Personal
Tags:
Comments: No Comments.

Dalgınım Sana

Senin hayatında olan herşeyi dayanılmaz bir susuzluk halinde karşıma çıkan soğuk suyu içercesine kana kana bilmek istediğim zamanlarda olduğu gibi, gene çok önemli ve seni heyecanlandıran birşeyler anlatıp, gözlerini kocaman açıp, ellerini de mükemmel bir şekilde anlattıklarını destekleyecek şekilde hareket ettirdiğin zamanlarda olduğu gibi, seni dinleyebilmek yerine, güzelliğini izler dururdum. Aynen o zamanlarda olduğu gibi, gene “dalgınım sana”.

Sesini duyamadığım günlerde, kendi kendime ya da başkalarıyla konuşurken seninle yeni dialoglar üretiyorum, onlarla konuşmam lazımken, aklımdaki seninle kurduğum dialoglar o denli güzel ki… Bu dialogları senin sesini duyamadığım bütün o zamanlarda kendi içimde yaşıyorum ben, işte bu yüzden: “dalgınım sana”.

Bütün bunları bana uzaktan yaşattığın için, bir olamadığımız için ve her derin hayal dalgalarıyla beraber daha da derinnlere indiğim için, başımı yukarıya kaldırıp da güneşin daha da uzaklaştığını gördüğümden, daha da karanlık olduğundan, “dalgınım sana”.

En dibe geldiğimde, bütün nefesim tükendiğinde, dalgaların bile olmadığı zamanlarda sadece kumlar ve karanlık içerisinde mi yaşamak zorunda kalacağım? Daha derine indikçe, daha da acıtacak mı bu karanlıklar?

Dalgınım sana ve sendeyim hep, her hareketimde…

dalgınım ben sana,
martı ve dalga seslerinden güzel gülüşündeki şen kahkahalarına…
dalgınım ben sana,
en derinlerin, en güzel olduğunu bildiğimden belki de,
sensizlik soğuğuna aldırmadan, dalıp gidiyorum…
dalgınım ben sana,
bir deniz kıyısında, karşıdan geçen yelkenlileri izlerken,
içinde olmadığımız bütün deniz yolculuklarının mutluluklarını ve bütün dialoglarını yaşıyorum.
boyanmaya ihtiyacı olan, yağmurdan hala ıslak bir bankın üzerinde otururken.
dalgınım ben sana,
derinlerin daha da karanlık olduğunu bilmeme rağmen,
her kaybettiğim nefeste, daha bir seninle sarıldığımdan,
ve sen yokken bütün nefesler kaybedilsin istediğimden,
dalgınım ben sana.

Posted: February 6th, 2011
Categories: Personal
Tags:
Comments: No Comments.

Sabah Şarkıları

Sonra demeyin, Mustafa hiç güzel şarkıları blogunda paylaşmıyorsun. Biz de bu güzel şarkıları bilmek istiyoruz diye :P

Şimdi bunlar sabah sabah enerjinizi yerine getirsin, enerji müzikleri olsun:

1- Shy’m – Victorie
Ben bu şarkıyı dinlerken oturduğum yerde anlamsız dans figürleri yapmaktan kendimi alamıyorum!

2- Milla – You don’t know

3- Aslı – Üzgünüm
Bu şarkının anlamından mıdır, dinlediğim zamandan mıdır (1999 – Diyarbakır, Geceler boyunca, İboshla beraber). Gene ayrıca bu şarkıda O’nu tanımlayacak “sen doğrusu” diye bir ifade var. Şöyle oluyor sen doğrusu olayı: Yapacağım herşeyde öncelikle düşünmem gereken kişi olan Nilay’a en kısa düşüncenin kat ettiği yola “sen doğrusu” deniyor. (bu da böyle bir tanımdır)

4- Hot Chip – I Feel Better
Onur sağolsun resmen Goa’nın benim için resmi müziği oldu

Bu kadarcık şimdilik.

Posted: February 4th, 2011
Categories: Hayat
Tags:
Comments: No Comments.
«« »»
Mustafa ARTUC
Web application developer, Istanbul, Turkey.