Evet, o daha farklı bakıyor.
Evet, kokusu da içine işliyor, evindeyken hatta kendi parfümüne bulanmışken bile.
Evet, omuzlarının görüntüsü bile seni bir kere daha bakmaya itiyor.
Evet, o beğenmediğin müzik zevki bile o yokken paylaştıklarını dinlemek istediklerinden. Kulakların o’nun duyduklarını duysun diye.
Evet, saçları da uzadıkça daha da güzel, daha da ulaşılmaz oluyor…
Tamam, bütün bunları biliyorsun.
Olmuyorsa, olmadıysa ve olmayacaksa daha kendini yorma…
Yalan yanlış müziklerle, saçma sapan filmlerle, olmayacak kişilerle merhabalaş.
kendime not…
Posted: June 28th, 2011
Categories: Hayat
Tags:
Comments: No Comments.
Sanki kücük bir çocuğun söylediği ve hemen ardından da unuttuğu yalanlar gibi.
Nasıl da uğraş sarf edilmişti aslında hepsi akıldan çıksın diye. gecelerce kendini parçalamalar, farklı birşeyler yaparak beyni meşgul etme çabaları. Oysa bütün bunların hepsini unuttuktan sonra geriye ne denli büyük bir boşluk kalıyormuş.
Hayatınıza soktuğunuz bir insanla herşey değişiyor. Önce sevmeyle beraber kocaman bir boşluk doluyor. Daha sonrasında büyük bir hayal kırıklığı… Ve yine hemen onun peşinden gelen, unutmalıyım çabaları…
Sonucuysa ne büyük bir boşlukmuş. O çok fazla anlamlı dediğiniz herşey aslında akıldan çıktıktan sonra nasıl da geriye hiçbirşey kalmıyormuş. Büyük bir boşluk hissiyatı.
Sanki küçük bir çocuğun yalanları gibi.
Posted: June 7th, 2011
Categories: Hayat
Tags:
Comments: No Comments.
Film hakkında söylenecek fazla birşey yok, çok kurgu tabii. Ama oyunculukları çok sevdim, pek beğendim. Müzik seçimleri de zaten yerli yerindeydi (girişteki Müslüm Gürses girişi hariç).
Bir kaç alıntı yapasım var filmden pek bir beğendiğim mi denilir, pek bir film için özel yazılmış mı denir bilemedim. Filmin benim için en önemli replikleriydi. Eminim her okuyan birşeyler bulacak bunlardan fakat ben daha önce yaşadığım ve bu yaşadıklarımı da karşıdakine söylediğim repliklerin aynısını filmde duyduğumda inanılmaz şaşırdım… Belki de çok genel tabirlerdir de herkes birbirine söylüyordur, belki de hissedilen ve yaşanılanlar birebir de budur ama ben söylediğimde karşıdaki anlamamıştır. Olamaz mı? Olabilir
Çocuklara aşk dersleri veriliyor:
+ Dede aşk nasıl oluyor?
- Valla onu kimseler bilmiyor Denizcim ama bazı işaretleri var tabii. Mesela kalbin çok hızlı çarpar, hep ama hep onu görmek, onunla beraber olmak istersin. Bu dünyada senin için bir tek o vardır, gerisi umrunda değildir.
+ Sen anneanneme aşık mıydın?
- Ben annennene hala aşığım.
+ Kader mi, kısmet mi, rastlantı mıdır bilinmez ama, gönül gidip bir kişiyi seçer. İşte ben anneni ilk gördüğümde, dedim ki: ben bu kadınla evleneceğim. Bazen, ilk görüşte bilirsin. O insan senin kaderindir. Bazen, bir ömür ararsın, bulunmaz.
Sorulmadan zamanında verdiğim cevaplar:
+ En son ne zaman bana dokunduğunda içinde birşeyler titredi Burak? Sadece bir yer ben orada olduğum için güzel gözüktü mü? Ya da yanında ben olduğum için, yalnızca ben olduğum için çok mutlu hissettin mi kendini? Birlikte geçirdiğimiz kısacık bir an senin için herşeye bedel oldu mu hiç?
Bunların hepsini, zamanında sormadan söylediğimdendir belki de bu denli güzel gelmesi…
Ulan salak diyesim var bazen; karşındaki de programcı… işi bilmeyen basit bir müşteriye iş yapmıyorsun. madem bu boku yiyemeyeceksin, ne diye altına yatıyorsun?
Kızıyorum çok kızıyorum..
Macbook’a laf attığım onca sene içerisinde alıp da kullanmamış olmamdan dolayı,
Aşık olmayacağım ben diye dolanan tiplere,
Aşık oldum ben diye dolanan tiplere,
Bit(e)meyen projelere,
Kaprisli insanlara,
Çok değer verip de bu değeri gösterdiğimde bir tuhaf olanlara,
Hafta sonu finallerim olup da çalışmamış olmama,
En çok da şu anda phi phi de denize girip, hindistan cevizi suyu içip, dalışa gidip, sonra da thai masaj yaptırıp kumsalda salakça uyuyan bütün tanıyıp tanımadıklarıma.
Tatil felan lazım.
Posted: June 3rd, 2011
Categories: Hayat
Tags:
Comments: No Comments.