who falls in love…
with her.
first
there’s desire
then..
passion!
then..
suspicion!
jealousy!
anger!
betrayel!
where love is for the highest bidder
there can be no trust
without trust
there is no love!
who falls in love…
with her.
first
there’s desire
then..
passion!
then..
suspicion!
jealousy!
anger!
betrayel!
where love is for the highest bidder
there can be no trust
without trust
there is no love!
Gitarın ruhum üzerindeki etkisi her zaman mükemmel. Şarkıda gitar varsa, keman varsa, piyano varsa (oeh?) mükemmel oluyor. Neyse, Demir Demirkan sanatçı kişiliğiyle pek sevdiğim, pek takdir ettiğim büyük üstadlardan. Bu şarkısını uzun zamandır dinlemiyordum, İrfan saolsun. Bu şarkıyı hatırlattı:
Olay da komiktir. Beyimiz goanın sıcacık havasında budweiser’ını yudumlarken sevgilisini çok özlemekte (buraya kadar deja vu) ve facebooktan ona şarkı armağan etmekte. Ulan ne kadar güzel, mükemmel ilişkiler var bu dünyada? Şarkılar felan armağan ediliyor. Sayelerinde, aşka olan inancım kaybolmuyor.
Neyse, hazır Demir Demirkan dinlemişken peşinden de:
(Evet Aşk Tesadüfleri Sever’ den önce de çok seviyordum)
Son olarak da, her ne kadar Levent Yüksel’e üzülsem de Sertab ve Demir Demirkan’ın mükemmel olduklarını düşünüyorum. Bu da son olarak onlardan gelsin, güzel şarkıları sonlandırmış olalım şimdilik. Bu şarkıları da mükemmelden biraz daha iyidir.
İskoç ve İrlanda halk şarkıları nedense bana her zaman mükemmele yakın geliyor. Bunları özellikle aradığımdan değil fakat farklı farklı sanatçıların beğendiğim şarkılarının kökenlerine baktığımda ortaya bu gerçeğin çıktığını görmek artık beni şaşırtmamaya başladı.
Carrighfergus, melek sesli, melek yüzlü Loreena Mckennitt tarafından, Cedric Smith ile beraber Elemental isimli albümünde seslendirdiği mükemmel bir İrlanda kökenli şarkı. Zaten düet seven bünyem düet olarak tam olarak kabul edilmese de bu şarkıyla huzuru bulmuş halde. Sözlükten baktığımda, zaten çok daha önceleri bu şarkıyı: ölürken çalması istenilen şarkılar listemde olduğunu gördüm. Sahiden de, eğer son nefesi verirken, huzur dolu bir ölümle döneceksem aitliğe o zaman o film şeridinin geçtiği esnada, arka fonda Cedric ve Loreena’nın sesleri oldukça güzel olur ve huzuru buldurur insana.
Şarkının kökeni ve sözleriyle ilgili bilgiyi altta bulabilirsiniz:
I wish I was in Carrickfergus, only for nights in Ballygrand
I would swim over the deepest ocean, the deepest ocean for my love to find
But the sea is wide and I cannot swim over and neither have I wings to fly
If I could find me a handsome boatman to ferry me over to my love and die
My childhood days bring back sad reflections of happy times I spent so long ago
My boyhood friends and my own relations have all passed on now like melting snow
But I’ll spend my days in endless roaming, soft is the grass, my bed is free
Ah to be back in Carrickfergus on that long road down to the sea
And in Kilkenny it is reported there are marble stones as black as ink
With gold and silver I would support her, but I’ll sing no more now till I get a drink
I’m drunk today and I’m seldom sober, a handsome rover from town to town
Ah, but I’m sick now, my days are numbered so come all ye young men and lay me down
Link: http://en.wikipedia.org/wiki/Carrickfergus_%28song%29
Yaşar yazmış, söylemiş. Hep sevmişimdir.
Soyadımın bütün harflerini atıyorum. Bu albüm en güzel yerinde bitirilmişse eğer, kaybedilmeye değer aşklara adanmıştır..Güneşin yavaş yavaş kuzeye çekilirken akdenizde bıraktığı iki şeye aşka ve şiire itaaf olunmuştur.. ve de bu albüm; üzerinde isimlerini okuduğunuz, ya da kalbimizde durup yazmayı unuttuğumuz yürek mangallarımızın kömürlerine kıvılcımlar saçan; tüm dostlarım ve dostlarımıza teşekkür ederken; İkimi omzumda varolan melek sayısını dörde çıkaran tanrım, yukarıdan seyreden babam, iyiki de doğurmuş anam, vazgeçemediğim tek kadın, karındaşım Seda’m. Koskocaman ailem, dev gibi şair Cemal Süreyya ve tüm şairlere…
Yaşadığım çocuksu, platonik, eksik, erken, gençken, zamansız.. “evet derken hayır aşklara”, geldin değiştirdin tüm anılarımı diyebileceğim aşklara, ayrılmanın vahşi tadına… Ezgiler tarafından satın alınmış yüreğim, çıkan her güneş, yaktığım her mum, kaybettiğim herşey! Emeğin her türlüsü, sevdanın en acısı….
Ve sen canım hepsinden önemlisi alın yazımın tek okunaklı yeri “sana”, sırf “sana”, sırf “varlığınla bu zalim dünyaya kattığın bu güzellik için “sana” adanmıştır… Ah! Ne çok sevmişim seni…
Sen desem seni bilir misiniz?
Sen diye bir desen çizebilir misiniz?
Bir mesken bulamadım kalbime…
Büyük aşklar vardır bilirmsiniz?
İnanabiliyor musun? 3 sene olmuş.
2011 güzel değildi. 2012 mükemmel olsun inşallah. Sonuçta yazılışı bile güzel.